bütün sap koşullara rağmen bitmeyen aşktır.benim bildiğim en delikanlı örneği ise diyarbekirli weyseldir.
weysel lise öğrencisi olmayı çok istemiş ama okuyamamıştır. daha sonra liseli bir kıza aşık olur, hergün kızı eve bırakır, evden de alır okula bırakır.tabi kızın bundan haberi olmaz ,platonik takılır weysel, iki km. öteden takib eder. teklikeli dış mihraklara karşı korur kızı.iki yıl bu böyle devam eder ,kız artık weyselin davasıdır.ona aşkım demez, yakışmaz diyarbekir çocuğuna bu entel dantel ayaklar. davam der.
bir gün cesaretini toplar weysel, kıza çıhma teklif etmeye kara verir. gider kızın karşısına çıkar bir sabah ,der ki ;
- meheba baci, bi çorba içah
kız şaşırır, sen de kimsin der ,garipser weyselin bu teklifini
weysel döner derki,
- demek öyle olduk heee
yediremez kendine bunu, reddedilmiş olmanın verdiği dayanılmaz acıylan keydini içkiye verir ,cigaraya verir ,piskopata bağlar.bütün kadınlara düşman olur...
bir gün duyar ki kız evleniyormuş.sorar ,sorurşturur kzın düğün tarihini ve düğünün yappılacaği mekanı öğrenir.düğün akşami gider mekana.gelin damat karşıda oturmuş, millet şemmame oyni.herkes mutli, bi tek cigerim weysel mutsuz bu kahpe dünyada.yanaşır damat masasına eğilir damadın kulağına ve der ki ;
- oğlım bak bu kız benim davamdır ,onu mutsuz edersen seni öldürürem.
ve çeker gider weysel......
bence ölümsüz aşk weyselin davasıdır.
6 Kasım 2009 Cuma
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder