2 Kasım 2009 Pazartesi

Tüm İnsanlara Güvenin Sarsılması

biz buna "genelleme yaparak kendini korumak" diyoruz arkadaşlar arasında. hepimiz cahil ama kalbi kırılmış insanlarız biz onlarla. teknik çağıramıyorum konuyu görüyorsun. bir (s)avunma mekanızması mıydı neydi bu? hani şu çok güvendiğiniz, hayal kırıklığına uğratmıştı da sizi, insanoğlu birden güvenilmez olmuştu size- aradığınız güvene sadece geçici olarak ulaşamadığınızı zannediyordunuz, ama şimdi ne işiniz vardı sizin bu iğrenç dünyada değil mi? hani şu babası tarafından hayal kırıklığına uğratılmış- ilgisiz kalmış küçük kızdık da, erkeklere hep utilitarist gözlerle mi bakıyorduk, neydi? kalbi ilk erkek figürü tarafından kırılmıştı da, artık erkek üzerinde estetik detaylar mı arıyorduk hep, neydi? kimimiz ileri gidip faydacı, kimimiz estetik manyağı kusurcular mı oluyorduk ne? kırık aile portrelerimizle gösterişçi mi oluyorduk ne? annemiz yeteri kadar sevmemişti biz küçük oğlanları da, seven kadın görünce fahişe mi zannediyorduk ne? sevgisizlikle kırılarak büyüttüğümüz kalplerimizi, sevgisiz bir dünyaya mı yamıyorduk ne? insan olarak hepimizin travmatik kalp kırıklıklarımız, aşılmaz güven problemleri mi yaratıyordu bizde ne? bir de aşkh mağceralarımız, bizi aldattığı dakikalarda onun yatağında yastığına gözyaşları döküp sabahlara kadar onu beklememiz filan artık zor sever mi yapmıştı bizi ne? yanılmış/kırılmış kalplerin sağlamcılığı, karşısındakinin herşeyine çok değer/önem verenlerin kırılınca zor hayran olanlara dönüşmesi mi, neydi bu? hani şu manipüle edip basitleştirirsek; bir gaddarın tekmelediği köpeğin kuyruğu bacaklarının arasında herkesten çekinerek dolaşması, bir çocuğun severek şımarttığı kedinin her bacağı sırtıyla okşayarak selamlaması mı neydi bu? varoluşumuz, bu sürekli oluş halimiz, aynı zamanda bir doluş hali de miydi ne? yoksa "olmak, ya da dolmamak-bütün mesele boğulmamak" mıydı ne? mümkün müydü hiç incinmeden yaşamak, savunma mekanizmalarıyla- mesela genellemeden yaşamak? yaşama karşı gösterdiğimiz abartılı reaksiyonlarımız neydi yahu? nedendi yahu? arkadaşlar bir yardım edin, daha kabullenip, cesaretle yaşama sarılırsanız geçer diye bitirecektim. sonra siz şaka yaptığımı anlamayacak, "nah geçer" diyecektiniz. biz arkadaşlarımızla birlikte cahilce, "geçmez ama geçmesini istemiş olursun en azından" diyerek sığlaşacaktık. bir kalp kırıklığı hiçbir zaman tam olarak kişi tarafından bilinçli tercih edilemez, sizin kontrolünüz dışındadır, boşuna hırpalamayın kendinizi diyecektim. yaşadıklarınızdan utanmayın, yaşatanlardan nefret etmeyin diyecektim. yaşamı alçak gönüllü bir tavırla karşılayın; içinde bulunduğumuz çağ, sizin kendinizden ve yaşadıklarınızdan nefret etmenizi istiyor, sizi (s)avunma mekanizmalarınızla yönetiyor diyecektim. diyemedim. nasihat veriyormuş gibi görünmek istemedim. üstelik hasta ruhlu, dengesiz, umutsuz, parasız ve cahildim. kimseye güvenmiyorduk biz, ben ve arkadaşlarım. hepimiz evlerimize alarm taktırdık sonra....

1 yorum:

  1. Bu yazıyı nereden aldınız? Kaynağını öğrenebilir miyim?

    YanıtlaSil