1 Aralık 2009 Salı

filmlerdekini beklemek!

bir tür herşeyi bok etme durumudur sanırım.
bir kere hangi film arkadaş ya?

eski türk filmi mi mesela? sevgili seni yolda yanlışlıkla tonguçun üstüne düşmüş görüp "kahhhpee hani terrrtemizdin" diye basıp gitsin mi? yıllarca her gördügünde sen agzını açamadan "sus ben anlayacagımı anladım " mı desin. bu mu bekledigin?

veya katil doğanlardaki gibi bir aşk mı istiyorsun? kendinden ve ondan başka kimseyi sevmemek mi?

married with children daki gibi bir aşk mı? karına sonsuz ve lanetli bir bagla baglanmak mı?

ya da cesur ve güzel dizisindeki gibi yıllarca sürünmüş, bir türlü kavuşamamış ama bu arada dizideki bütün kadın ve erkeklerle düşüp kalkmış ridge ile brooke un aşkını mı istiyorsun. (boku çıkmış aşk oluyor bu da sanırım)

romantik komedilerdeki gibi aşk istiyorum deme sakın. sözlükçü, sen de biliyorsun onlar en mal aşklar. arkadaşların itekleyip dürtüklemesi ile oluşur, veya saçmasapan tesadüflerle biter başlar- off çekilir mi yahu?

bak edebiyat ve sinemanın en büyük aşklarına, uğultulu tepeler, anna karenina, titanic, troy, kızıl ve kara .... hangi biri mutlu bitti ? aşklarını yaşayamadılar bile garibanlar. ölüp gitti birinden biri veya ikisi.

otur kendi aşkını emek vererek yaşa. millet senden ibret alsın da, "ay şu corcuk la sepitip e de maşallah, ne biçim aşıklar ya çok özeniorum" desin.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder